DARUL İSLAM
Müminlerin buluştuğu sitemize
hoş geldiniz lütfen üye olunuz
DARUL İSLAM

MÜMİNLERİN BULUŞTUĞU SİTE DARUL İSLAM -KAPI

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Rasûlullah"ı Sevmek, Yalnız O"nu Önder Kabul Edip O"nun İzinden Gitmekle Olur
Paz Mart 01, 2015 3:38 pm tarafından Admin

» Selamun Aleyküm
Çarş. Ocak 29, 2014 4:22 pm tarafından Hanifi_Bahadir

» *DAVET*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:35 pm tarafından Admin

» *kuran dinle indir*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:27 pm tarafından Admin

» Yeni geldim :)
Perş. Nis. 04, 2013 10:42 pm tarafından yunis

» Oğlum, Kalk Şu Bilgisayarın Başından!
C.tesi Şub. 02, 2013 1:46 pm tarafından ibni mesud

» http://darulislam.forumsmusic.com/
Cuma Ocak 25, 2013 9:02 am tarafından Admin

» çalışmak lazım
Salı Ocak 08, 2013 7:43 pm tarafından Admin

» ibni mesud kayış resim lerim
Perş. Nis. 05, 2012 7:55 pm tarafından Admin

En son konular
» Rasûlullah"ı Sevmek, Yalnız O"nu Önder Kabul Edip O"nun İzinden Gitmekle Olur
Paz Mart 01, 2015 3:38 pm tarafından Admin

» Selamun Aleyküm
Çarş. Ocak 29, 2014 4:22 pm tarafından Hanifi_Bahadir

» *DAVET*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:35 pm tarafından Admin

» *kuran dinle indir*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:27 pm tarafından Admin

» Yeni geldim :)
Perş. Nis. 04, 2013 10:42 pm tarafından yunis

» Oğlum, Kalk Şu Bilgisayarın Başından!
C.tesi Şub. 02, 2013 1:46 pm tarafından ibni mesud

» http://darulislam.forumsmusic.com/
Cuma Ocak 25, 2013 9:02 am tarafından Admin

» çalışmak lazım
Salı Ocak 08, 2013 7:43 pm tarafından Admin

» ibni mesud kayış resim lerim
Perş. Nis. 05, 2012 7:55 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
3D MEKANLAR
3D MEKANLAR
ONLİNE HAC REHBERİ
3D MEKANLAR
Haziran 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Takvim Takvim

3D MEKANLAR

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

*VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?*

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1GAZETE BAŞLIKLARI *VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?* Bir Cuma Mayıs 28, 2010 7:20 am

Admin

avatar
Süper Yönetici
Süper Yönetici
VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?

Vahdeti vücud bir tasavvuf terimidir ve onun felsefesi Allah'tan
başka varlık olmadığına, mevcud olan tek varlığın Allah olduğuna, var
gibi gözüken ne varsa Allah'ın parçaları olduğuna inanmaktır. Bu inanış
tasavvufun amentüsünün ilk şartıdır. Bu felsefenin künhüne vakıf olan
mutasavvıflar Lâ ilâhe illallah demeyi terk edip la mevcude illallah
diyerek bu amentüyü ikrar ederler.

Allah'tan başka mevcud, varlık olmadığına inanmayı gerektirecek ne
bir ayet, ne bir hadis vardır. Allah'ın isimlerinden bahsettiği, bütün
varlıkları yok saymak, her nasılsa -inançlarına göre- varlık olmayan
şeylerin yaşadığını ve öldüğünü söylemek, meleklere iman ettim demek
fakat onlar varlık değildir, Allah'ın parçalarıdır diyerek her parçayı
ilah saymak, cennete ve cehenneme iman ettim demek, sonra onların
varlık olmadığını, Allah'ın parçaları olduğunu söylemek, önünde secde
edilen putun bile Allah'ın bir parçası olduğu bu sebeple zahirde
tapılan put olsa da aslında o secdenin Allah'a yapıldığı gibi saçma ve
delilsiz iddialarda bulunanların asıl gayesi İslam dinini tahrif etmek
ve müntesiplerini yoldan çıkarmaktır. İşte bu inanışa göre bir tasavvuf
şeyhi Allah'ın bir parçası olduğu gibi yolda duran taş, ağaçtaki kuş,
kovalanan kedi ve kovalayan köpek ve o köpeği vuran bir zabıta eri dahi
(haşa) onlara göre Allah'ın parçasıdır ve dolayısıyla onlara Allah
demek doğru bir sözdür. İsmi tasavvufçular tarafından veliler listesine
alınan müşriklerin "Ben Allah'ım" demeleri ve benzeri sözleri
sarfetmeleri bu sapık inanışlarından kaynaklanmaktadır. Bu sapkın
söylem ve inanışlar üzerinde tevhid ehli olanlar için te'vil edecek yol
aramaya ve hatta düşünmeye bile gerek yoktur. Çünkü bir Müslüman kabul
veya red etmek için Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) in böyle
bir şeyi öğretip öğretmediğine bakması yeterlidir. Hiç akletmezler ki
durum onların dediği gibi olsa, inanan kimdir, inanılan kim? Yaratan
kimdir, yaratılan kim? Hüküm koyan kimdir, mükellef kim, mükafat ve
ceza veren kimdir, ödüllendirilen veya cezalandırılan kim? Ateşe koyan
kimdir, ateşte yanan kim?

İşte vahdeti vücut gibi bir iddiayı ortaya atan kafirler, İslam
ümmetini yüzyıllarca oyalayacak bir işi başarmışlar ve maalesef
gözlerinden yaş gelesiye, karınları ağrıyasıya halimize gülmekteler.

Birilerinin aslında küfür olduğunu bildikleri, fakat o bunu
söylemişse bir hikmeti vardır kabilinden te'vil etmeye çalıştığı, bu
cümleler nasıl söylenmişse kastedilen mana odur, çünkü inanç öyledir.
Sizin taptığınız benim ayağımın altında diyen adam toprağı
kastetmiştir, çünkü ona göre çiğnenen, o toprak Allah'tır (haşa). Böyle
olunca birinin çıkıp ben Allah'ım demesi onlara göre gayet tabi bir
durumdur, sırf o değil onlara göre kafir biri dahi bu sözü söylese
doğru söylemiş olur çünkü o da Allah'tan bir parçadır! Bu cümleleri
vecde, aşka gelince, kendinden geçince söylemenin sebebi nedir
derseniz, can pazarı bu kolay değil. Müslümanlar bu sözden pek
hoşlanmazlar ve insanın başına kötü şeyler gelebilir. Nitekim tarih bu
müşriklerin nasıl taşkınlık ettiğini ve nasıl öldürüldüklerini
zaptetmiştir.

not: alıntıdır

http://darulislam.forumsmusic.com

2GAZETE BAŞLIKLARI Geri: *VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?* Bir C.tesi Mayıs 29, 2010 3:33 am

khanbel

avatar
Bilgin Üye
Bilgin Üye
hinduizmin advaite vedanta okuluna göre onların inançları şöyle:

kainatın kendisi idrak/şuur sahibi değil bizzat idrakin kendisidir. ve bu şuur Brahmandır. Brahmanın hiç bir sıfatı yoktur ve kesinlikle kişiliği/şahsı yoktur. bu ne nedenle en iyi tanımlanması : sonsuz mevcud varlık, sonsuz idrak, sonsuz mükemmel mutluluktur. sonsuz bir ışık kaynagı gibi, kendini mutlak olarak bilmektedir. advaitinlere göre Brahman en yüksek/nihayi Hakikat oldugundan, dolayısı ile ona ragmen yapılan karşılaştırmalar, yani, onun haricinde diğer şeyler mesela varlık alemi, ve onun çeşitliliği, yaşayan canlılıların tüm haricdeki tüm kişilikleri gerçek değildir. mevcud olan ve olacak olan herşey ondan çıkmadır. bu insan anlayışının üstünde oldugundan, sıfatsız olana sıfat yakıştırmak , Brahmanın gerçekliğinden sapmak olur.

Advaitinler ayrıca hind kozmolojisindeki saguna brahman ve nirguna brahman konseptine de inanırlar. fakat diğer hindu okullarından ayrıldıkları yer mutlak hakikatın nirguna brahman oldugudur. nirguna brahman, yukarda bahsettiğimiz sıfatları olmayan Brahmandır. saguna brahman sıfatları ile bilinen Brahmandır. sıfatsız Brahmanın, maya denen ve tüm bu haricteki yanılgıyı oluşturan bir kudreti vardır. bu yanılsama oluşturan mayanın etkisi altında Brahman, ilah olarak bilinir. o zaman ona İshvara derler. (ishvara kelime itibari ile Rab kelimesiyle eşanlamlı). bu nedenle ilah; Brahmanın, aynen ayığışıgının göl üzerindeki yansıması gibi bir yansımadır. saguna brahman sıfatları olan Brahman oldugundan ve kendisi ilah olarak bilindiğinden: herşeyi bilen, her zaman her yerde var olan, cisimsiz/maddi olmayan, dilediğini yapan, dünyanın yaratıcısı idare edicisi yok edicisi, sonsuz ve değişmez olan, hazır ve nazır olan, herşeyden aşkın olan, mutlak sevgi ve adaletle dolu, kendisinde bir kişiliği olan, ve kendisine kul olunan tapınılan ... gibi sıfatlarla ve özelliklerle anılır.

advaiti inanışına göre denklem çok basittir, evrensul ruh "atman", Brahman ın tüm bu illizyonu meydana getiren mayasının etkisi ile birden fazla bedende bireysel ve ayrı ruhlar olarak görülür. perdeler kaldırılığı zaman atmanın yani bireysel zannedilen ruhların, Brahmanın kendisi oldugu müşahede edilir. öyleyse enesini/benliğini yitiren ve Brahmandan ayrı mevcudluğunu red eden biri vahdete erer. buna moksha diyorlar. böylelikle bir ruh reenkarnasyonununda sonuna gelmiş olur ve ruh özgürleşir. mokshaya ermek için dört tane yoga vardır: karma-yoga (en Yüce için çalışmak), jnana-yoga (en Yüce yi tefekkür etmek/tanımak), raja-yoga (en Yüce için murakabe-meditasyon-yoga-zikr yapmak), bhakti-yoga (muhabbet ve ihlasla Yüce olana himet etmek).




bu yukarda 3 paragraf olarak özetlemeye çalıştığım kozmoloji, hindu dinin tek bir okulunun görüşleri ve bu görüşler dallanıp budaklandırlarak şimdiki hem çok tanrılı hem de herşeyi bir gören, tekçi, panteist inanışlar zincirini ortaya çıkarıyor.

bizdeki vahdeti vucud incelendiğinde onla bu kısaca bahsini verdiğimiz filozofi araında ki benzerlikler görülmüş olmaktadır. bizdeki ilk sıfatları yok sayma, vahdetçilik, varlığın tekçiliği akımları hind, yunan eserlerinin arapçaya tercümesiyle başlamış sonra dallanarak diğer yapıların içine hem inanç dünyasında hem de pratikte yerlemiştir, sızmıştır.

http://khanbal.spaces.live.com

3GAZETE BAŞLIKLARI Geri: *VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?* Bir C.tesi Mayıs 29, 2010 7:37 am

fani

avatar
Süper Yönetici
Süper Yönetici
Vahdet-i
Vucud Risalesi
Molla Aliyyul Kaari

EŞYANIN
VARLIĞI

Eşyanın iyisini de kötüsünü de, hayrını
da şerrini de yaratan Allah’a (c.c.) hamdolsun. O, hak ehli
katında eşyanın dışındadır, eşyanın kendisi
değildir.

Eşyanın yararların ve hayrını açıklayan
Rasulullah’a (s.a.v.), Ehl-i Beytine, ashabına, tabilerine ve
Rasulullah’ın (s.a.v.)çizgisinde yürüyenlere salat ve selam
olsun.

Bazı cahil tasavvuf erbabı, müride tevhid
kelimesini telkin ederken, “Tüm eşya batın (iç yüzleri)
bakımından Allah (c.c.) ile birleşiktir; fakat zahir (dış
görünümleri) bakımından, O’ndan ayrıdır” görüşüne
inanmalarını istiyorlar.

Bu söz, vahdet-i vücud
görüşüne varan bir ifadedir. Nitekim ilhad (dinden dönme)
ehlinin de görüşü böyledir.

Yüce Allah her şeyden
münezzehtir. Zira Allah (c.c.) varken, O’nunla birlikte başka hiç
birşey yoktu, sadece O vardı. O’ndan önce de herhangi bir varlık
yoktu. Kaldı ki Onun önceliği yoktur. Ehli sünnet alimleri bu
konuda icma etmişlerdir.(1) Ancak bazı felsefeciler ile baz hüküm
sahipleri bundan farklı görüşler sergilemektedirler. Kimisi
alemin ve bazı şeylerin öncesinin olmadığını iddia etmektedir.
Oysa bu, batıldır. Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: “Allah, her
şeyin yaratanıdır.” (Rad: 13/116, Ziimer: 39/62)

Yani
şu görülen varlık dünyasında herşeyin yaratanı O’dur.
Dolayısıyla (soanradan varolan)bir şeyin öncesi olmayan ve
herşeyi yaratan varlıkla bitşik olması imkansızdır. Kaldı ki
böyle bir görüş, tevhid inancına aykırıdır. çünkü ikilik
vahdete aykırıdır.

Allah (c.c.) şöyle
buyuruyor:

“iki ilah edinmeyin.”(Nahl: 16/51)

İki
ilah edinmek yasakken nasıl olur da bir çok ilahlardan söz
edilebilir?

Sofilerin büyükleri şöyle diyorlar;
“salik (mürid) için önemli olan husus; tevhid kelimesini
söylediği sırada, La ilahe esnasında Allah’tan (c.c.)
başkalarını reddetmeli, yok say-malı; “İllallah” dediği
zaman, yalnızca Allah’ı (c.c.) sabit ve baki kabul
etmelidir.”

Akaid ilminde kesin olan bir gerçek
vardır: Herşeyden yüce ve münezzeh olan Allah (c.c.), sonradan
olan varlıklar için bir yer değildir, sonradan olanlar O’na
nüfuz edemez. Çünkü sonradan var oluş, kendisine verilen bir
vücud’tan ve geçmişte de yokluktan ibaret bir şeydir.
Dolayısıyla öncesi olmayan zata bitişik olması, sonradan olana
uygun değildir.

Hak ehlinin de belirttikleri gibi
eşyanın varlığı sabittir. Eşyanın varlığını kabul
etmemekte, aslında onun varlığının gerçekliği yatar; ancak
sofistler buna karşı çıkıyorlar. Onlara göre; eşyanın
gerçekliği diye birşey yoktur. Bunlar bir takım hayali şeylerdir.
Vücudiye mezhebi bağlıları da bunlara katılıyor. Onlar da
eşyayı, yaratanın dışında, bunların iç durumlarına bakarak
“birtakım itibari fazlalıklardır” görüşünü savunuyorlar.
Bu kişiler hem hisse hem duyulara dayalı şeyleri hem de şeriatçe
bilinen delilleri reddetmiş olduklarından dolayı İslami çizgiden
ayılmışlardır.

Alemin sonradan var olduğuna dair
icma bulunmaktadır. Allah’ın (c.c.) sıfatları ne zatın aynısı
ve ne de zattan başkasıdır. Bu, ehl-i sünnetin görüşüdür.
Mutezile ise, temelden sıfat ve isimleri kabul etmiyor. Gerekçe
olarak da, bunların kabulü halinde, kadim (daimi, ezeli) olanların
sayılarının çoğalacağını ileri sürüyor. Vahdeti vücut
düşüncesi, bazı felsefecilerin ileri sürdüğü, eşya kendi
itibariyle ezeli, sıfatları yönünden de sonradan olma görüşüne
dayanmaktadır. Bu, aynı zamanda Dehriye mezhebi savunucularının
şüphelerine benzer bir teşbihtir.
Devamıhttp://www.tasavvufason.com/?mod=content&act=topicshow&id=37

http://hicret.benimforum.biz/forum.htm

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz