DARUL İSLAM
Müminlerin buluştuğu sitemize
hoş geldiniz lütfen üye olunuz
DARUL İSLAM

MÜMİNLERİN BULUŞTUĞU SİTE DARUL İSLAM -KAPI

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

En son konular
» Rasûlullah"ı Sevmek, Yalnız O"nu Önder Kabul Edip O"nun İzinden Gitmekle Olur
Paz Mart 01, 2015 3:38 pm tarafından Admin

» Selamun Aleyküm
Çarş. Ocak 29, 2014 4:22 pm tarafından Hanifi_Bahadir

» *DAVET*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:35 pm tarafından Admin

» *kuran dinle indir*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:27 pm tarafından Admin

» Yeni geldim :)
Perş. Nis. 04, 2013 10:42 pm tarafından yunis

» Oğlum, Kalk Şu Bilgisayarın Başından!
C.tesi Şub. 02, 2013 1:46 pm tarafından ibni mesud

» http://darulislam.forumsmusic.com/
Cuma Ocak 25, 2013 9:02 am tarafından Admin

» çalışmak lazım
Salı Ocak 08, 2013 7:43 pm tarafından Admin

» ibni mesud kayış resim lerim
Perş. Nis. 05, 2012 7:55 pm tarafından Admin

En son konular
» Rasûlullah"ı Sevmek, Yalnız O"nu Önder Kabul Edip O"nun İzinden Gitmekle Olur
Paz Mart 01, 2015 3:38 pm tarafından Admin

» Selamun Aleyküm
Çarş. Ocak 29, 2014 4:22 pm tarafından Hanifi_Bahadir

» *DAVET*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:35 pm tarafından Admin

» *kuran dinle indir*
Ptsi Tem. 15, 2013 4:27 pm tarafından Admin

» Yeni geldim :)
Perş. Nis. 04, 2013 10:42 pm tarafından yunis

» Oğlum, Kalk Şu Bilgisayarın Başından!
C.tesi Şub. 02, 2013 1:46 pm tarafından ibni mesud

» http://darulislam.forumsmusic.com/
Cuma Ocak 25, 2013 9:02 am tarafından Admin

» çalışmak lazım
Salı Ocak 08, 2013 7:43 pm tarafından Admin

» ibni mesud kayış resim lerim
Perş. Nis. 05, 2012 7:55 pm tarafından Admin

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
3D MEKANLAR
3D MEKANLAR
ONLİNE HAC REHBERİ
3D MEKANLAR
Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Takvim Takvim

3D MEKANLAR

Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

EDEP YA HU

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1yeni EDEP YA HU Bir Paz Ocak 30, 2011 1:58 pm

HiRaNuR

avatar
Süper Yönetici
Süper Yönetici
Osmanlı devrinde yaşamış arif ve meşhur şâir Yusuf Nâbî (rah.), 1678 yılında
bir kafile ile hacc yolculuğuna çıkmıştı. Kafilede devletin ileri gelen
paşaları da bulunuyordu. Kafile hicaz bölgesine girince Hz. Peygamber'i
ziyaret aşkı Nâbî'yi iyice sardı. Öyle ki, vücudu bir hoş oldu, uykusu
kaçtı, hiç uyumadı. Bir gece yarısı kafile Peygamber şehri Medine-i
Münevvere'ye yaklaştı. Kafilede bulunan Eyüplu Râmi Mehmed Paşa o esnada
kıble tarafına doğru ayaklarını uzatmış uyuyordu. Rasul-i Kibriya'nın
beldesine girerken arkadaşlarında gördüğü bu manzara Nâbî'ye hiç de hoş
gelmedi. Paşayı uyandıracak bir şekilde şu meşhur beyitleri söylemeye
başladı:

Sakın terk-i edepten, kûy-i mahbûb-ı Hüdâdır bu!
Nazargah-i ilahîdir, Makam-ı Mustafadır bu.
Mürâât-ı edep şartıyla gir Nabî bu dergaha,
Metâf-ı kudsiyadır, bûsegâh-ı enbiyadır bu.

Açıklaması şöyledir:

Edebi terketmekten sakın! Zira burası Allahu Teala'nın Habibinin beldesidir.
Burası, Hak Teala'nın devamlı nazar kıldığı bir yerdir; Muhammed Mustafa'nın
makamıdır. Ey Nâbî, bu dergaha edebin şartlarına dikkat ederek gir. Sakın
edebi basite alma. Burası, büyük meleklerin etrafında pervane gibi döndüğü,
peygamberlerin eğilip eşiğini öptüğü bir yerdir.

Bu beyitleri işiten paşa, gözünü açtı, hemen kendine geldi, ikazın sebebini
anladı, ayaklarını topladı, doğruldu. Nâbî'ye dönerek:

-Ne zaman yazdın bunları? Senden başka duyan oldu mu onları? diye sordu.
Yusuf Nâbî:

-Bunları daha önce herhangi bir yerde söylemiş
değilim. Şimdi, sizi bu halde görünce elimde olmadan yüksek sese söylemeye
başladım. İkimizden başka bilen yok! dedi. Paşa:

-Öyleyse bu aramızda kalsın, diye ikaz etti. Nâbî sustu, yola devam ettiler.


Kafile, sabah ezanına yakın Hz. Rasulullah'ın mescidine yaklaştı. Bir de
baktılar ki, mescidin minârelerinden müezzinler, ezandan önce, Nâbî'nin:

"Sakın terk-i edepden..."

beytiyle başlayan nâtını okuyorlar. Nâbî ve paşa hayret ettiler. Mescide
girdiler, namazı kıldıktan sonra, hemen müezzinin yanına koştular. Nâbî,
heyacanla:

-Allah adına, peygamber aşkına söyle, sen ezandan önce okuduğun o beyitleri
kimden, nereden ve nasıl öğrendin? diye sordu. Müezzin önce cevap vermek
istemedi, Nâbî ısrar ve rica etti. Bunun üzerine müezzin:

-Resûl-i Kibriya (s.a.v) Efendimiz, bu gece bütün müezzinlerin rüyasını
şereflendirerek:

"Ümmetimden Nâbî isimli birisi beni ziyarete geliyor. Bana olan aşkı her
şeyin üzerindedir. Kalkın, ezandan önce, onun benim için yazdığı beyitleri
okuyarak kendisini karşılayın, mescidime girişini kutlayın!" buyurdu. Biz de
Efendimizin emirlerini yerine getirdik, dedi. Nâbî, hepten şaşırdı ve
heyecanlandı, dayanamayıp ağladı. Göz yaşları içinde müezzine tekrar:

-O iki cihanın Efendisi, gerçekten Nâbî mi dedi, o benim ümmetimdendir mi
buyurdu? diye sordu.

Müezzin :

-Evet, Nâbî dedi, o benim ümmetimdendir buyurdu, deyince, Nâbî bu iltifata
daha fazla dayanamadı, sevincinden düşüp bayıldı. Bir zaman sonra
ayıldığında paşayı ve müezzini yanında ağlarken buldu.



Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz